Hep iki nokta vardı Yakın, uzak “Hiç kimse” seçemedi Gökten üstümüze dolu yağdı İzledik Sandık ki en büyük acı bizim Başladı bütün felaketler Ceza Kıyamet.
“Her kimse” Yakın olanın üstünde durdu Uzak bildiğin gibi değil Çok uzak Parmak uçları üstünde yükseldi Görmek mümkün değil Seslensem dedi Sesi çıkmadı Sesi fısıltı İsteksiz Korkak.
İki nokta İyi, kötü Beyaz, siyah Arası yollar uzun Gidip gelinmez Yollar yangın yeri Yollar fırtına Yürünecek gibi değil O yollarda gezinir Kol gezer Ölüm.
“O kimse” Durduğu bir nokta Tek adım ötesi yok Kıpırdaması imkansız Ayakları mıhlanmış Uzakları dinler Kulakları hep açık Ah sesleri duyar Heleki gece çöktüğünde Çok ah vardı çok Ah… Hep gece olurdu Yıkım.
Ne yakın, ne uzak Yavaş yavaş anlıyor Derinden yaran bir kopuş ile Bir acı sızlıyor Kan yok İçinde sadece bir ses “Başka kimse” yok diyor Teslim oluyor mecbur Yakın, uzak aynı Hep, Yalnızlık.